yazmak gürültü yapmanın başka bir yolu;
dudaklarını geceye yapıştırıp
hikâyelerin hakikat
hakikatlerin hikâye olduğu saatlerde
yazarsın.
havanın kararıp
rakının beyazlaştığı vakitlerde
yine yazarsın.
yaşamanın yasamadaki ihmali
içini burkar,
ömrün kısalığı ve ölümün bu kadar zaman almasına şaşarsın,
hayatın sadece ideal gövdelerde güzel durmasına kızar,
hepsinin mastarlarını bir dizede toplarsın.
yaklaşmanın aslında uzaklaşmanın bir oyunu olduğunu anladığında
yazmazsın.
bakmaktan bahsedersin,
sana bakmaktan yere düşen beyazlığı göremiyorum dersin.
okuduğun şiirleri başka kimlerin okuduğunu merak eder
ama öğrenmek istemezsin.
tanrı şiir okur mu?
Bir ihtimal deyip
gülersin…
Pınar Çelik