
Sustum!
göz açıp kapayıncaya kadarmış her şey
bu rüya yalanmış
Ya, gözlerimdeki yaş, Paramparça bu yaşam
savaş, açlık, sefalet ve barış
harcanan emek, hayal olacakmış
anımsanmayan
bahar, sıcacık kumlar ve o sahil boyu
çiçekler, ateşböcekli geceler
yıldızlar falan filan
aşk yani sevgi yalan
e ben şimdi yazmaz mıyım, yazmaz mıyım ha böyle hayatın içine diye
sustum
peki!
DüşGünlüğüm;
Issızdı; Yaprak kımıldamıyordu düşümde zaman geçmek bilmiyordu.
Bu esnada - tüm kara delikleri yutacak düğmeye basacak bir parmak aranıyor- yazan bir levha çarptı gözüme ve kıyamet koptu zannettim, kulaklarım fena halde uğulduyordu.
Güya;
Ağır bir savaş veriyormuş insanlık…
Rüya bu ya!
kıs kıs birinin güldüğünü sandım.
Çizdiğim birkaç resim dağılmış ortalığa. Merak ettim ne çizmişim diye,eğilip baktım.
- anne ve çocuk
- çocuk, aşk ve bahar
- hüzünler, hüzünler ve gökkuşağı
- Bir iki ayışığı
- sevinç gözyaşları
- paylaşılmış bir iki anı
- belki bir kır gezintisi
- mavi bir orman
- rüzgar
- ve papatyalar
vs..vs
sustum diye imza atmışım altlarına
peki diye eklemişim.
“Peki bu düşe ne gerek vardı?” diye soracağım düş kişisi de görünmüyordu etrafta, uyandım…
2010
(sedef Kandemir- 2007 de karalanan bir- iki şiircikten uyarlama düşler)