Farkında Olmak Belası

Farkında Olmak Belası


Sahil boyunca uzanan masmavi bir denizin sonsuz güzelliğine dalıp gitmek,

kum taneleri dökülürken avuçlarımdan, hissedebilmek sıcaklığını günün, kolay ve hoş duygudur.

Ama tüm bu hoşluklar, ot toplayarak, bir öğünlerini bedavaya getirmeye çalışanları görmezlikten gelmeye gerekçe olmamalı.

Beğenmediğim tatları, kokuları ayırt etmesini biliyorken, bunları kendi zevkime göre seçebiliyorken,  çöp toplayarak geçimini sağlayanları fark etmemem olacak şey mi?

Bu; ormanları fark etmemek kadar saçma olurdu; her yaprağında süren canlılığın seyrindeyken.

Kırık bir oyuncağı dahi olmadan büyümeye çalışan, oyun oynamak yerine, hayatını kazanmak zorunda kalan çocuklar yokmuşçasına davranmak, kabul edilir gibi değil.

 

Bu yüzden ben, görmezlikten gelemedim sokakları. Bu kar tanelerinin güzelliğini görmezlikten gelmek gibi bir şey olurdu benim için. Nasıl göremezdim ısınacak bir kuru odunları olmadan,  kırık dökük çatıların altında kış geçirmek zorunda kalanları?

Gün boyu, ter dökerek,  ancak karın doyurmaya yeten bir ücret karşılığında başkalarının tarlasını çapalayanların sıkıntısını hissetmemek mümkün mü?

 

Ah, o kadar çok şey var ki anlatacak; sonsuza dek sürmesinden korkuyorum.

Bunun adına - farkında olmak belası- denilebilinir ancak, insanın elinde değil.

Hayatı yaşanacak bir yer olmaktan çıkaranları fark edebiliyorum, onlar hayatın farkında olamayanlar ne yazık ki… Sayelerinde yaşam acı yüklü bir kader diye algılanıyor kimilerince... Oysa öyle mi?

Bu farkında olmak belasına uğradım diye şikâyetçi değilim, sadece farkında olacak olumsuzluklarla çevrili olmak sıkıcı.

Bunlarla çevriliyken tek korkum; bir sürü kır çiçeğinin arasında kalan minik bir mine çiçeğinin mavisinin güzelliğini gözden kaçırırım diye. Bu yüzden insanların daha iyi, daha yaşanır, daha eşit koşullara kavuşmasını arzu ediyorum. Çok şey mi istiyorum?

 

Farkında Olanlara

 

Ölü muhabbet kuşları zamanının çocuklarısınız siz,
bir de kaplumbağalarınız vardı bilirim ölmeye aday.
yaş birikmiş yüreğinizde
insanlığa yetecek kadar gözleriniz...

bir yudum gül suyu gibisiniz
Dünya denen bu aşurenin içinde...

İyi ki varsınız, iyi ki varsınız

Yoksa çekilmezdi hayat…

 

Sedef  Kandemir - 2009



Sedef Kandemir
Bence Exclusive
Anasayfa | Özgeçmiş | Öykü | Deneme | İletişim
Copyright © Sedef Kandemir 2010
Mevsimsiz